TÜM KADINLAR ADINA ANGELİNA JOLİE’ YE TEŞEKKÜRLER

Angelina Jolie genetik meme ve yumurtalık kanseri riskinden kurtulmak için geçirdiği iki ameliyat nedeniyle son yıllarda çok sık gündeme gelmiş ve tüm kadınların dikkatinin meme kanseri üzerine yoğunlaşmasına neden olmuştur. Bu sayede genetik meme kanseri riskinin azaltılması için yapılabilecek tedaviler konusunda kadınlarda önemli bir farkındalık gelişmiştir. Bizler meme kanseri doktorları olarak yıllardır bu konuda çaba göstermemize karşın hastalarımızı genetik analiz yaptırmaya ve risk azaltıcı tedaviler uygulamaya ikna etmekte zorlanmaktaydık. Ancak Angelina Jolie’nin geçirdiği ameliyatlarla ilgili açıklamalarından sonra risk grubundaki kadınlar kendi istekleriyle genetik analiz yaptırmaya ve risk azaltıcı tedaviler yaptırmaya başladılar. Meme kanseriyle uğraşan bizlerin yıllar boyunca yaratamadığımız farkındalığı bir açıklamasıyla yaratan Angelina Jolie’ye teşekkür borçluyuz.

56 yaşındaki annesinin yumurtalık kanserinden yaşamını yitirmesinden sonra Angelina Jolie, bu hastalığın kalıtsal olabileceğini öğrenmiş ve kendisine genetik analiz yaptırarak BRCA1 geninde bozukluk olduğunu öğrenmişti.

BRCA1 ve BRCA2 genleri nedir ve nasıl kansere neden olur?

BRCA1 ve BRCA2 genleri, tümör gelişimini engelleyici genlerdir . Bu genler kontrolsüz hücre gelişimini önleyerek kanser gelişimini engellemektedir. Ancak bu genlerde bozukluk olması durumunda meme ve yumurtalık kanserleri riski çok yükselmektedir.

Ünlü Hollywood yıldızı Angelina Jolie, 14 Mayıs 2013 günü New York Times’a yaptığı açıklamada, kalıtsal kanser riskini arttıran BRCA1 genetik mutasyon taşıyıcısı olduğunu, doktorlarının tahminine göre %87 meme kanseri, %50 yumurtalık kanseri riski taşıdığını, meme kanseri riskinden kurtulmak için koruyucu amaçlı olarak iki memesini birden aldırmaya nasıl karar verdiğini ve bu konuda neler hissettiğini tüm içtenliği ile anlattı. Angelina Jolie, annesinin 10 yıl boyunca yumurtalık kanserine karşı verdiği savaşı da okuyucularla paylaştı. Jolie, “bunun benim gerçeğim olduğunu anladığım anda, riski mümkün olduğu kadar azaltmaya ve geleceği değiştirmeye karar verdim,” dedi.

%87 meme kanseri ve %50 yumurtalık kanseri riski olduğunu öğrenen ünlü yıldız 2013 yılında her iki memesinin içini ameliyatla boşalttırarak, içine silikon protez koydurtarak meme kanseri riskinden kurtulmuş oldu. Ameliyattan sonra bir açıklama yapan Angelina Jolie mastektomi yaptırma kararı almak hiç de kolay değildi. Ama şu bir gerçek ki, mastektomi yaptırdığım için çok mutluyum. %87’lik meme kanseri riskim, %5’in altına indi. Artık çocuklarıma, beni meme kanserinden kaybetme korkusu yaşamalarına gerek olmadığını söyleyebilirim. Umarım tüm kadınlara, özellikle de meme veya yumurtalık kanseri riskini genetik olarak taşıyan kadınlara, böyle bir seçenekleri olduğunu anlatmayı başarmışımdır. Kendi geleceğiniz hakkında kendiniz karar verebilirsiniz,” diyen Angelina Jolie, dünyada meme kanseri açısından yüksek riskli olan birçok kadına ışık tutmuştur.

Meme kanseri ameliyatından sonra Angelina Jolie, yumurtalık kanseri riskinden kurtulmak için yumurtalıklarını ve tüplerini de aldırmaya karar verdi. 2015'in mart ayında ikinci ameliyatla yumurtalıkları ve tüpleri alındı. Bu ameliyat sonrası menopoza giren Angelina Jolie'nin bu konuda basına yansıyan sözleri ise şöyle olmuştur: "Yumurtalıklarımı ve tüplerimi aldırdıktan sonra menopoza girdim ve şu an hormon tedavisi alıyorum. Artık çocuk sahibi olmam mümkün olmayacak ve kendimde bazı fiziksel değişiklikler bekliyorum. Ancak kanser riskinden kurtulduğum için kendimi rahat hissediyorum."

Sevgili okurlarım, son yıllarda kadınlarda meme kanseri oldukça yaygın görülmeye ve daha genç yaşlarda ortaya çıkmaya başlamıştır. Her gün, çok sayıda kadına meme kanseri tanısı konmakta, çok sayıda kadınında yüksek meme kanseri riski taşıdığı belirlenmektedir. Sürekli göz önünde olan ve milyonlarca hayran kitlesine sahip ünlü bir Hollywood yıldızının, sağlık açısından topluma örnek olabilecek bu tür haberlerle gündeme gelmesi, son derece faydalı olmuştur. Angelina Jolie, milyonlarca kadında farkındalık yaratan, aydınlatan, rehber olabilecek bir ilke imza atmıştır.

Prof.Dr.Ömer Bender

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi

Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı