Mecidiyeköy Mahallesi Büyükdere Caddesi. Lati lokum Sokak No:2/3 Mecidiyeköy Şişli/İSTANBUL (Polis Karakolu Yanı)
Meme Başı Akıntısı

Meme Başı Akıntısı

Meme Başı Akıntısı Nedir?

Günümüzde pek çok kadın meme başı akıntısı problemi yaşamaktadır. Meme başı akıntısı ciddi hastalıkların belirtisi olabileceği gibi aynı zamanda hormonal değişimler sonucunda açığa çıkan bir semptom da olabilmektedir. Meme başı akıntısı problemi yaşayan kadınların ertelemeden bir uzman doktora başvurmaları önerilmektedir. 

Hamile veya emzirme döneminde olmayan kadınların meme başından farklı renkte ve görüntüde sıvıların sürekli veya aralıklı olarak gelmesine meme başı akıntısı denir.

Meme Başı Akıntısı Hangi Sıklıkla Görülür?

Meme hastalığı nedeniyle hastanelere başvuran hastalar arasında meme başı akıntısı %5- 8 oranında görülmektedir. En sık rastlanan şikayet memede ağrı daha sonra memede kitle ve üçüncü sırada meme başı akıntısı şikayetine rastlanmaktadır. Meme başı akıntısı genellikle iyi huylu nedenlere bağlı olarak ortaya çıkarlar. Ancak oranında meme kanserinin erken bulgusu olarak meme başı akıntısı gelişebileceği için hastalar tarafından ihmal edilmemesi gereken ve doktorlar tarafından dikkatle araştırılması gereken bir durumdur.

Meme Başı Akıntısı Nedenleri Nelerdir?

İntraduktal Papillomlar

Meme başı akıntılarının en sık saptanan nedeni (%30-50) intraduktal papillomlardır. İntraduktal papillomlar memenin süt kanallarının içinde gelişen küçük tümörcüklerdir. Boyutları 1cm.den küçük genellikle 3-5mm. çapındadır. Çoğunlukla (%90-95) iyi huylu tümörlerdir. Kanlı veya şeffaf meme başı akıntısının en sık saptanan nedenidir. Akıntı memeyi sıkmadan kendiliğinden gelir. Çoğu zaman kadının iç çamaşırında akıntının lekesini görmesiyle farkedilir.

Genellikle süt kanalının meme başına yakın genişlemiş kısmında tek papillom olarak bulunur. Çok sayıda olması (İntraduktal Papillomatozis) ve süt kanalının derinliklerinde yerleşmiş olması durumunda kanser riski yükselmektedir. İntraduktal papillomlar saptandığında içinde yerleşmiş olduğu süt kanalıyla birlikte ameliyatla çıkartılmalıdır. Eğer patoloji sonucunda kanser saptanırsa ek cerrahi işlem yapılması gerekecektir.

İstanbul'daki kliniğimizde meme başı akıntısı problemi hakkında ayrıntılı  bilgi almak için arayınız 0 212 274 50 60 

Gsm : 0 532 234 28 58


Adres : Mecidiyeköy Mahallesi Büyükdere Caddesi. Lati lokum Sokak No:2/3 Mecidiyeköy Şişli/İSTANBUL (Polis Karakolu Yanı)

Periduktal Mastit 

Periduktal mastit emzirme dışı nedenlerle meme süt kanalları çevresinde iltihaplanma olmasıdır. Meme başından başlayıp süt kanalları çevresinde iltihap gelişir. Çok yüksek oranda (%90) sigara içenlerde görülmektedir. Sıklıkla 30-40 yaş civarında görülür. Sigaranın meme başının arkasındaki süt kanallarının duvarlarında hasara yol açarak mikroplara karşı direnci azalttığı düşünülmektedir. Başlangıçta sadece meme başı kenarında kızarıklık ve şişlik görülür. Antibiyotik kullanımı bu semptomları geriletebilir. Periduktal mastit iltihaplı olan süt kanalından meme başı akıntısına neden olabilmektedir. 

Periduktal Mastitli Hastaların Meme Başı Akıntıları

Duktal Ektazi : Duktal ektazi süt kanalının genişlemesidir. Periduktal mastit nedeniyle iltihaplanmış süt kanalının genişlemesi sonucu oluşur.Meme başından iltihabi yeşilimsi veya koyu renkli akıntı yapabilir. Çoğunlukla 40-50 yaş grubundaki kadınlarda görülür. Duktal ektazi iyi huylu bir hastalık olmasına rağmen bazen meme kanseriyle karıştırılabilmektedir. Ultrasonda veya meme başı akıntısı nedeniyle uygulanan DUKTOSKOPİ işlemi sırasında süt kanalı genişlemiş olarak görülür. Kanser olmadığından emin olunmuşsa duktal ektazi için herhangi bir tedavi uygulanmasına gerek yoktur. Bazen antibiotik kullanımı denenebilir. Nadiren de genişlemiş süt kanalı ameliyatla çıkartılabilir.

Atipik Duktal Hiperplazi (ADH) : Süt kanalının duvarını döşeyen epitel hücrelerinde artış olması ve atipi (kanserleşme riski yüksek hücre) görülmesi durumudur. Kanser değildir ancak kanserleşme riskinde artış olduğunu ifade eder. Nadir görülen bir meme başı akıntısı sebebidir. Atipik duktal hiperplazi saptanan kadınlarda meme kanseri gelişme riski 5 kat artış göstermektedir. Eğer bu kadının birinci derecede bir yakınında meme kanseri saptanmışsa risk artışı 10 kat artmaktadır.

DCİS(Duktal Karsinoma İn Situ) : Süt kanalı içinde sınırlı, henüz yayılma potansiyeli gelişmemiş meme kanseridir. Süt kanalından gelişen meme kanserinin en erken evresidir. Bazen meme başı akıntısına neden olabilirler. Meme başı akıntısı nedeniyle yapılan DUKTOSKOPİ’de hastalıklı süt kanalının duvar yapısındaki anormallik saptanarak biyopsiyle tanı konulabilir.

DCİS Nedeniyle Oluşmuş Meme Başı Akıntıları

İnvaziv Karsinom : Süt kanalının duvarını taşmış ve artık yayılma potansiyeli kazanmış olan meme kanseridir. Bazı invaziv meme kanserleri meme başı akıntısına neden olabilir. Kansere bağlı meme başı akıntıları genellikle kanlı veya renksiz şeffaf görünümde akıntılardır. Mamografide ve ultrasonda belirti vermeden ilk belirti olarak meme başı akıntısına neden olan invaziv meme kanserleri olabilir. 

İnvaziv Meme Kanseri Nedeniyle Oluşan Meme Başı Akıntıları

Fibrokistik hastalık (Fibrokistik değişiklikler) : Meme süt bezleri süt üretmedikleri zamanlar bile bir salgı üretirler. Normalde salgı süt kanallarından tekrar geri emilir. Fibrokistik değişiklikler sırasında bu kanallarda ve bezlerde hasar geliştiği için bu sıvı emilemez. Sıvı kanal içinde birikerek kist oluşumuna neden olur. Bu kistler milimetrik büyüklükte olabildiği gibi 6-7 cm çapında büyük kistler de olabilir. Memedeki fibrokistik değişiklikler meme başı akıntısına neden olabilir.

Hormonal nedenler: Kan prolaktin hormon seviyesinin artması veya primer hipotiroidi gibi bazı hormonal bozuklar nedeniyle meme başı akıntısı görülebilir. Bu durumlarda görülen meme başı akıntıları genellikle her iki memede birden ve bir memenin birçok süt kanalından aynı anda olan akıntılardır. Bu tip meme başı akıntıları fizyolojik veya benign (iyi huylu) meme başı akıntıları olarak adlandırılır.

Hormonal Nedenle (Prolaktin Yüksekliği) Oluşmuş Meme Başı Akıntısı (Galaktore)

Bazı ilaçların yan etkileri: Bazı ilaçlar yan etki olarak meme başı akıntılarına neden olabilirler. Özellikle doğum kontrol ilaçları, antidepresan ilaçlar, bazı tansiyon ilaçları, mide koruyucu olarak kullanılan bazı mide ilaçları ve bazı uyuşturucular (amfetamin, marihuana) meme başı akıntısına neden olabilirler. İlaç yan etkisi olarak gelişen meme başı akıntıları hormonal nedenlerle gelişenler gibi iki memede ve bir memenin birden fazla kanalında görülür.

İdiopatik (Nedeni belirlenemeyen): Tüm araştırmalara rağmen bazı meme başı akıntılarının nedenini saptamak mümkün olamamaktadır. Bunlara idiopatik meme başı akıntıları denir.

Meme Başı Akıntısının Sınıflandırılması

Meme başı akıntısı klinik bulgularına göre iki başlık altında değerlendirilir. 

1-Fizyolojik (benign, iyi huylu) meme başı akıntıları: Genellikle iyi huylu nedenlere bağlı olarak oluşur. Her iki memeden ve bir memedeki birden çok sayıda kanaldan olan akıntılardır. Çoğunlukla kendiliğinden değil, meme başının sıkılmasıyla gelir. Rengi beyaz süt renginden sarı, kahverengi, yeşil ve siyaha kadar değişiklik gösterebilir.

2-Patolojik meme başı akıntıları: Patolojik meme başı akıntıları tek memenin tek bir kanalından ve meme başını sıkmadan kendiliğinden gelen, rengi daha çok kanlı veya su gibi şeffaf olan akıntılardır.

Hastalar çoğunlukla iç çamaşırlarındaki lekeyi görerek akıntıyı fark ederler.

Meme Başı Akıntısının Teşhisi

Meme başı akıntısının oluşmasına neden olan lezyonlar genellikle çok küçük boyutta olduklarından görüntüleme yöntemleriyle teşhis edilmeleri oldukça zordur. Mamografi, Ultrasonografi ve MR kıymetli bilgiler verebilir. Ancak bu bilgiler kesin tanı konulması için yeterli olmayabilirler.

Meme başı akıntısında en önemli tanı yöntemi, süt kanallarının içinin direkt olarak gözle görülmesini sağlayan bir mikroendoskopik yöntem olan DUKTOSKOPİ işlemidir. Bu yöntem sayesinde çok ince olan süt kanallarının içi gözle görülebilir. Kanalların içindeki lezyonlardan biyopsi alınabilir. Süt kanallarının içi yıkanarak yıkama sıvısında kanser hücresi aranması (sitoloji) yapılabilir. Eğer başarılı bir DUKTOSKOPİ incelemesi yapılabilirse meme başı akıntısının nedeni büyük oranda teşhis edilir. DUKTOSKOPİ ülkemizde 2005 yılından beri Prof. Dr. Ömer Bender tarafından uygulanmaktadır.

Teşhis dışında, DUKTOSKOPİ tedavi amacıyla da kullanılabilir. Meme başı akıntılarının en sık rastlanan nedeni olan intraduktal papillomlar, Dünyada ilk kez Prof. Dr. Ömer Bender’in buluşu olan yöntemle ameliyatsız olarak tedavi edilebilmektedir. Bu yöntem sayesinde bazı intraduktal papillolar endoskopik olarak (ameliyatsız)süt kanalı içinden çıkartılabilmektedir.

Meme Başı Akıntısı Tedavisi

Patolojik meme başı akıntısı kanser riski taşıdıklarından tüm dünyada ameliyatla hasta süt kanalı çıkartılarak (duktus eksizyonu) ameliyatla tedavi edilmektedir.

Ancak ameliyat edilen hastaların çok azında kanser veya patolojik bir lezyon saptandığından, hastaların önemli bir bölümüne gereksiz yere ameliyat yapılmış olmaktadır.

Bu gereksiz ameliyatları önleyebilmek için, patolojik meme başı akıntısı olan hastalara önce duktoskopi yapılarak süt kanalları içinde bakılmalı ve patolojık lezyon saptanan hastaların ameliyat edilmesi, lezyon olmayan hastalarınsa yakın takibe alınması uygundur.

Bu sayede gereksiz yere yapılacak bir ameliyatın önüne geçilmiş olur. Ayrıca endoskopik olarak çıkartılabilecek olan papillomlar için gereksiz bir ameliyat yapılmamış olur.

Eğer patolojik meme başı akıntısının nedeni ameliyat gerektiren bir durumsa duktoskopi işlemi sırasında hastalığın bulunduğu süt kanalına işaretleme yapılması gerekmektedir. İşaretleme yapılmadan ameliyat yapılmaya kalkışıldığında, ameliyat sırasında hastalıklı bölgenin bulunup çıkartılması sorun olabilir. Hatalı veya eksik ameliyat yapılmış olabilir. Ayrıca meme başının altındaki süt kanalları ameliyatta hasar göreceği için hastanın emzirme fonksiyonu bozulabilir. Bunu önlemek için Prof. Dr. Ömer Bender’in buluşu olan bir yöntemle duktoskopi işlemi sırasında hastalıklı süt kanalının içine yerleştirilen bir ameliyat ipi ile hastalıklı bölge işaretlenerek hatalı ameliyat ihtimali ortadan kaldırılır. Sağlam süt kanallarına hasar vermeden ve hastanın emzirme fonksiyonunu bozmadan ameliyat uygulanabilir.

Meme Başı Akıntısı Sıkça Sorulan Sorular

Memenin bir salgı bezi olmasından ötürü meme başından zaman zaman akıntı gelmesi karşılaşılan bir durumdur. Meme başı akıntısı birçok nedene bağlı olarak görülebilmektedir. Meme başı akıntıların çoğu önemli olmamakla birlikte, kansere bağlı olarak görülme ihtimali de vardır. Bu nedenle meme başı akıntısının hangi durumlarda riskli olabileceğini bilmek ve ne olursa olsun böyle bir problem yaşandığında bir uzmana baş vurmak gerekir.

Meme başı akıntısı, gebelik ve emzirme (süt verme) durumu söz konusu değilse; meme başından gelen sıvı anlamına gelmektedir. Meme başından sür kanallarına açılan yaklaşık 10 tane kanal vardır. Akıntı tek veya birden fazla kanaldan gelebilmektedir. Bunun yanı sıra akıntı, tek veya her iki meme başından da gelebilir. Meme başı akıntısının her iki meme başından da gelmesi genelde hormonal bozukluk gibi sistematik bir sebebe bağlı olmaktadır. Tek meme başından gelmesi durumunda ise eğer akıntı sıkmadan, kendiliğinden geliyorsa ve kanlı-beyaz renkteyse meme kanserinden şüphelenilir.
Meme başı akıntısı, süt rengi, sarı, yeşil, siyaha yakın, koyu kahverengi, berrak veya kan renginde olabilmektedir. Özellikle kanlı olması durumunda meme kanseri riski artmaktadır.
Meme başından akıntı gelme olasılığı yaş ilerledikçe artmaktadır. ,Doğum yapmış kadınlarda meme başı akıntısı daha fazla görülür.
Süt kanallarının genişlemesi, travma, prolaktin hormonu yüksekliği, abse, fibrokistler, süt kanalı içindeki iyi huylu tümörler ve meme kanseri meme başı akıntısının başlıca nedenleri arasındadır. Meme başından gelen akıntılar çoğu zaman normal görülmektedir. Ancak; meme başı akıntısının nedeni mamografi, ultrason ve biyopsi ile araştırılmalıdır.
Meme başı akıntısı tedavisi, akıntının nedenine bağlı olarak değişmektedir. Önemsiz bir nedene dayanıyorsa tedavi edilmesine gerek görülmemektedir.

Hızlı Ulaşmak için;

Adres : Mecidiyeköy Mahallesi Büyükdere Caddesi. Lati lokum Sokak No:2/3 Mecidiyeköy Şişli/İSTANBUL (Polis Karakolu Yanı)

Gsm : 0 532 234 28 58

Telefon : 0 212 274 50 60