Teşvikiye mah. Hakkı Yeten cad. No:19 Unimed center 2.kat Fulya/Şişli/İSTANBUL

Prof. Dr. Ömer Bender'in Biyografisi

Buradaki formu doldurarak hızlıca online randevu alabilirsiniz!
Online Randevu

1959 yılında Trabzon’da doğdu. 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden derece ile mezun oldu.1988 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olarak Haseki Hastanesi 1. Cerrahi Kliniği Başasistanlığına atandı. Askerlik Hizmetini Ankara Etimesgut 600 Yataklı Hava Hastanesinde 1988 - 1990 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olarak yaptı.

Sıkça Sorulan Sorular

Meme Kanseri Tedavi Edilebilen Bir Hastalık mıdır?

Meme kanseri erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir hastalıktır. Erken tanı konulabilmesi için ise 40 yaşından itibaren düzenli olarak ultrasonografi ve mamografi yapılması gerekmektedir.  1. Derece yakınlarında meme kanseri olanlarda kontrollere daha erken yaşlarda başlanmalıdır. Ayrıca kadınların 25 yaşından sonra ayda bir kendi kendine meme muayenesi yapmaları önemlidir.

Muayenede memede kitle veya ele gelen sertlik, meme başında veya derisinde içeri çökme, ciltte yara veya renk değişikliği, meme ucundan kan veya sıvı gelmesi gibi anormallikler saptanırsa mutlaka bir meme cerrahına başvurulması gerekmektedir.

Düzenli yapılan spor ve egzersizin meme kanseri riskini ciddi bir oranda azalttığı ispatlanmıştır. Kanser riskini azaltmada yapılan sporun düzenli ve devamlı olması şiddetinden daha önemlidir. Amerikan Kanser Derneği riski azaltmak için düzenli olarak haftada 4-5 saat egzersiz yapılmasını önermektedir. Meme kanseri olanlarda bile haftada 4-5 saat düzenli spora başlandığında, uygulanan radyasyon ve ilaç tedavilerinin yan etkileri hafiflemekte, psikolojik olarak iyilik hali artmakta ve hastalığın tekrarlama riski azalmaktadır.

 

Meme kanseri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsanız eğer ki; İlgili linke tıklayabilirsiniz.

İlgili link: https://www.dromerbender.com/meme-kanseri

İntraduktal papillomlar meme süt kanallarının içinde gelişen genellikle iyi huylu tümörlerdir. Orta yaşlı kadınlarda daha sık oluşmakta ve meme başı akıntılarına sebep olmaktadır. Meme başı akıntısı genellikle tek memeden, tek bir süt kanalından, kanlı veya su gibi şeffaf renkte olmaktadır. İntraduktal Papillomlara bağlı meme başı akıntıları memenin sıkılmasına gerek kalmadan kendiliğinden gelmekte ve genellikle hastanın iç çamaşırında leke yaparak farkedilmektedir.

İntraduktal papillomlar çok azda olsa kanserleşme riski taşıdıkları için teşhis edildiklerinde küçük bir ameliyatla çıkartılmalı ve patolojik incelemesi yapılmalıdır. 

 

Kolon ve rektum kanserinde bazı risk faktörleri rol oynamaktadır. Ailede kalın bağırsak kanseri öyküsü bulunması, kişinin daha önce kalın bağırsak, meme, yumurtalık veya rahim kanseri geçirmiş olması ve beslenme gibi çevresel faktörler kolon ve rektum kanserinin oluşma riskini artırmaktadır.

Kişinin yaşam tarzını ve beslenme alışkanlıklarını düzenlemesi gerekmektedir. Kanser öncüsü olan poliplerin erkenden saptanıp ortadan kaldırılması için kolonoskopi ve polipekomi uygulanması son derece önlemlerdir.

Meme kanseri son yıllarda çok sık görülmekle birlikte yapılan araştırmalar sonucunda birçok risk faktörü belirlenmiştir. Bu risk faktörlerinin ortadan kalıdırılması ve önüne geçilmesi ile memkanserine yakalanma ihtimali oldukça düşmektedir.

Meme kanserine yakalanmamak için alınacak başlıca önlemler şu şekilde sıralanabilmektedir.

  • Şişmanlığın azaltılması
  • Alkol alınıyorsa bırakılması
  • Hafif egzersiz yapılması(haftada 4 saat tempolu yürüyüş)
  • Sebze ve meyvenin bol tüketilmesi
  • Sigaranın bırakılması gibi basit önlemler ile, meme kanseri riski % 30-40 oranında azaltabilir.

Hasta Yorumları